E-posta ulaşılabilirliği her pazarlamacının uğruna çok çalıştığı, kulağa çok basit gelen bir kavram olsa da aslında tanımlaması şaşırtıcı derecede zor bir kelimedir. Zaman zaman kafa karıştırabilen bu kavram aslında e-posta pazarlama başarısının temel unsurlarından biridir.

 

Karışıklığın başladığı nokta ise ulaşabilirlik oranıdır. Bu oran, “soft bounce” (ulaşmayan) ve “hard bounce” (geçersiz) olmadan, markanızın ne oranda üyelerinizin “e-posta kutusuna” ulaştığınızı göstermektedir. Ancak e-posta kutusuna ulaşmak demek bir epostanın spam klasörüne mi ulaştığını yoksa kurum güvenliği sebebiyle engellenip hiç mi ulaşmadığını hesaba katmamaktadır.

 

“Ben spam gönderici değilim, tüm iletilen (ulaşan) e-postalarım spam kutusuna mı gidiyor” diyebilirsiniz. Haklı olabilirsiniz ama spam kutusu sadece spam göndericiler için değildir. ISP’ler, kullanıcıları spam ya da kötü amaçlı içeriklerden korumak adına her gönderici ve gönderilen içeriği farklı kriterler doğrultusunda incelemektedir. Bu doğrultuda e-postanın gelen kutusuna mı yoksa spam klasörüne mi ait olduğuna karar vermektedir.

 

Spam’in tarihçesine göz atalım

 

Spam kelimesinin açıklaması 1970 başlarında ilk internet ağı olarak bilinen Arpanet’in kurulumundan bu yana halen tartışılmaktadır. Bilinen genel anlamıyla spam, çok sayıda alıcıya istenmeyen ya da izinsiz içerik gönderilmesidir.

 

İşini doğru yapan bir pazarlamacı doğru kitleye ilgilendikleri pazarlama içerikli e-postalar göndererek ilerlemelidir. Bu bağlamda spam’e düşmeme konusunda da özenli davranmalıdır. Bu marka prestiji ve kampanya başarısı adına önem taşımaktadır.

 

Spam kelimesi nerden gelmektedir?

 

İlk e-posta Ray Tomlinson tarafından 1971’de atılmıştır. 1978’e gelindiğinde Gary Thuerk, Digital Equipment Corporation’a ait olan bir bilgisayarı tanıtmak için Arpanet sistemi üzerinden yüzlerce kişiye e-posta göndermiştir. Alınan tepkiler ise karışıktı. Kimileri rahatsız edici bulurken kimileri de çok umursamamış hatta üründen satın almıştır. Bu aksiyon sonucunda 13 milyon dolar değerinde bilgisayar satışı yapılmış olması Thuerk’i bir nevi “Spam ve e-posta pazarlamanın babası” yapmıştır.

 

1980’lerde bir komedi dizisinde istenmeyen bir ürüne spam denilmesi, daha sonra 1990’larda internetin patlamasıyla istenmeyen mesajların bir anda artması adeta spam kelimesinin anlam kazanmasına yardımcı olmuştur.

 

Her geçen yıl spam hacminin düşmesine rağmen Statista firmasının yaptığı araştırmaya göre 2020 Mart ayı rakamlarına göre dünya çapında gönderilen yıllık tüm e-postaların yüzde 53.95’i spamden oluşmaktadır.

 

Spam filtreleri neden önemli?


Filtreler e-postaları bazı kriterlere göre organize eder. Başlarda filtrelerin amacı sadece spam e-postaları tespit etmek, spam klasörüne yönlendirmek ya da tamamen engellemek üzerine kuruluydu. Günümüzde ise ISP’ler filtreleri gelen e-postayı gelen kutusunda sosyal kategorilendirmek için kullanmaktadır.

 

Göndermiş olduğunuz e-posta ister gelen kutusu ya da spam klasörüne düşsün isterse de tamamen engellensin, mutlaka bir filtreden geçecektir. Filtre teknolojisi e-posta pazarlamadaki başarınızda üst düzey bir role sahiptir. Bu sebeple filtrelerle barışık olmak, nasıl çalıştıklarını anlamak ve ISP’lerin nasıl kullandığını öğrenmek bu kanaldaki başarınızı arttıracaktır.

 

ISP’ler e-postaları neden filtreler?

 

İster kendi güvenlik sistemlerini kurmuş olsunlar isterse 3. Parti bir firmadan yardım alsınlar ya da her ikisini harmanlayarak kullansın ISP’ler spam filtresi kullanmak için can atmaktadırlar. Spam, sıkıcı olduğu kadar tehlikelidir de. Kötü amaçlı yazılım (Malware) ve sahte içerikli (phishing) e-postalar bu tarz işi yapanlar için yüksek kar sağlarken sürekli rekabet halinde olan ISP’ler ve kullanıcıları için de son derece maliyetli olabilir. Şu an dünyada gönderilen tüm e-postaların yüzde 50’sini aşan kısmının spam olması sebebiyle spam filtrelerinin sunuculara olan yükü bir hayli hafiflettiğini söyleyebiliriz.

 

Göndericiden çıkan e-posta son kullanıcıya ulaşana kadar ulaşılabilirliği ve gelen kutusuna girmeyi etkileyen birçok filtre ile karşılaşmaktadır.

 

Serimizin bir sonraki bölümünde e-posta filtreleri konusunu daha da detaylandıracağız.

 

E-posta pazarlama ilgili sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.